Aileden hissetmek (ayvalık)

....Yaşananların Yıldönümü olması sebebiyle yazıyı tekrar paylaşıyorum.... Bir tatil anısı daha bırakıyorum bu satırlara. Bütün bu yazılanlar çizilenler, içimden derinlerden bi yerden kopup bir anda aklıma geliyor. 3-5 dakika hayale daliyormuşum, yüzüm gülüyormuş o anlarda, buruk bir halim varmış. Görenler böyle diyor beni. Bu halimden memnun muyum? Aslına bakarsanız hem memnunum hem de değilim. Bir... Continue Reading →

Reklamlar

Kazandım

Arkadaşlar... Sonunda kazandım Doğru olmayan bir yolda, kör kütük, cahil yürüdüğümü görüp, kazandım. "İyi ki çabalarım sonuçsuz kalmış" a dua ederek kazandım. Aldatılmak kötü de, temiz sevgimi olduğu yerde temiz bıraktığım için kazandım. Arkasından küfür kıyamet döktüm kendimi ama, yüzüne karşı saygımı bozmayarak kazandım. Bıraktım nasıl biliyorsa öyle yapsın. Ben onu "benim olduğu gün" ,... Continue Reading →

Yine

Yine karlar yağacak Moda'ya. Ben yine yürüyeceğim en sevdiğin yerlerde. Hani bembeyaz olur ya heryer, sessizliği vardır karın... Çıt çıkmayan büyülü bir sessizlik oluşur. Ve sonra gülüşlerimiz duyulur. Ben yine güleceğim aynı içtenlikle. Kayıp düşme diye önüne geçip destek olduğum o uzun merdivenden yine denize yürüyeceğim. Bir kedi gelecek yine yanıma yine seveceğim. O salıncakta... Continue Reading →

Ben Gerçek Aşkım

Bu hayatta ne ister ki insan ben artık anlayamıyorum. Zenginlik mi? Para mı? Varlık içinde geçen bir hayat mı? Gösteriş mi? Hangisi ? Hangisinin bizi huzura erdireceğini sanıyoruz ? Ben soyliyim, bunlarla kazanılmış huzur yok...Hiçbir zaman da olmayacak. Amaca giden araçlardan başka hiçbir görevi olmayacak. Sevgiye, huzura, birini koşulsuz sevmeye , bizi hangi para, hangi... Continue Reading →

Son Yıldız Sönene Dek

İsterdim unutabileyim. Tam şu anda çok isterdim. Yokluğunun yükü çok ağır geliyor artık öptüğün omuzlarıma. Hatıralar ordu gibi çullanıyor üzerime. Zoruma gidiyor, yaşadıklarımız mı gerçek yoksa bu olanlar mı bilememek. Kokun olmasa, gözlerin öyle bakmasa neredeyse inanacağım bir rüya olduğuna. İçi parçalana parçalana neden küçücük bir ışık bekler insan? Beni birgün anlayacaksın biliyorum. Asıl olanın... Continue Reading →

Özlüyorum

Kime anlatayım derdimi ey parıldayan gökyüzü. Bir kadını çok ama çok seviyorum diye mi bu acı. Neden böyle büyük bir sevgiye karşı, bu denli yıkıcı bir yanış var yüreğimde? Hani sevgi, aşk, merhamet herşeyi çözerdi ! Gerçek sebebini bile bana söylemeden gidişini kim açıklayabilir şimdi bana? Kim diyebilir bunca yaşanan bir oyundu? Kim inandiracakmış beni... Continue Reading →

“Sığmaz içime”

Sevdanın acı yanını yaşadık... Ne zaman aralanacak karanlık bulutlar ve ne zaman maviye dönecek denizimin rengi. Ben sonbaharı sevmezdim... Seni bana getirdiği o ana dek. Şimdi sağım solum bedenim kara bulut... Ben yaz insanıyım sevgili. Sağanak bir mevsimin tam ortasına yaz güneşi gibi girmeseydin, kim sevdirebilirdi bana sonbaharı !! Yağmur yağıyor Toprak Kokusu doluyor ciğerlerime... Continue Reading →

Yangın

Seni sevdiğim gibi sevmek istemiyorum kimseyi. Bir insanın kalbi ne kadar yaşatabilirse sevgiyi içinde, tek başına, koruyarak, acı çekerek, o kadar yaşatmaya çalışıyorum. Anıları, son demlerine kadar canlı tutuyorum. Birini çok temiz sevince böyle oluyormuş insan, seninle öğrendim... Çok yankılandı içimdeki yüce dağlar arasında çığlıklarım. Kime kızacağımı bilemeden, avazım çıktığı kadar haykırdım. Eşimi, yarımı, yârimi... Continue Reading →

Sevmenin sınırı var mı?

Kendine söz geçiremeyecek kadar sevmeli mi insan? Düşüncelerine hakim olamadan, iç yangınını söndürmek için ne var ne yok yapsa bile başaramayacak kadar çok mu sevmeli ? Sevmenin bir sınırı var mı sizce? Olmalı mı yada ? Kendimizi kısıtlayarak mı sevmeliyiz ? Duyguları kafeslere kapatmalı mıyız sizce ? Bu, her an her saniye yasayabileceğimiz bir şey... Continue Reading →

Çare yok

Tertemiz hayaller kurdum seninle sevgilim. Geleceğe dair planlarım vardı. Bir kez bile tereddüt etmedim senden sevgilim. Beni öyle güvendirdin ki kendine, ben kimseye güvenmediğim kadar senin sözlerine güvendim. Kimseye bakmadığım gibi bakmışım gözlerinin içine, bana kimse senin gibi bakmadı ki sevgilim, bana öyle bakmasaydın sana öyle bakamazdım. Sen gözlerinle içimi ısıttın, ben yana yana ömrüne... Continue Reading →

“SİTEM”

Bende bıraktığın yara çok derin, Ama sen anlamazsın ki... Nasıl anlamadın sana bütün içtenliğimle anlatmama rağmen bunca şeyin nedenini. Nasıl kabul etmek istemediysen, yine kabul etmeyeceksin, yine anlamayacaksın beni. Ben, hıçkırıklar içinde ayrılırken olduğun şehirden, nasıl demediysen "yapma dur! Gitme!" Yine demeyeceksin kal diye, yine silmeyeceksin gözlerimi. Yalan mı buldun söylediğim, verdiğim sözlerimi ? İnanmadın... Continue Reading →

Aileden hissetmek (ayvalık)

Bir tatil anısı daha bırakıyorum bu satırlara. Bütün bu yazılanlar çizilenler, içimden derinlerden bi yerden kopup bir anda aklıma geliyor. 3-5 dakika hayale daliyormuşum, yüzüm gülüyormuş o anlarda, buruk bir halim varmış. Görenler böyle diyor beni. Bu halimden memnun muyum? Aslına bakarsanız hem memnunum hem de değilim. Bir yanım bunca güzel anı, bunca güzel yaşanmışlık... Continue Reading →

İnanıyorum ⏳

Kurduğumuz hayallere o kadar çok güveniyorum ki, bende hala canlı geleceğimiz. Sitem dolu sözlerine değil de, dolu dolu bakan gözlerine inanıyorum. Ağzından çıkan her kötü sözün özlem dolu olduğunu gözlerinden görüyorum. Soğuk davranışlarına değil de, soğuktan bana sarılıp uyuya kalmalarını arıyorum. Başını göğsüme koyduğun anda kapanırdı gözlerin. Güven vardı, huzur vardı, inanmak vardı birbirimize. En... Continue Reading →

Bombe’nin Annesine…

Bırak uçmayı, yürümeye bile yeni başlamışken hayatımıza giren yaramaz BOMBE. Kapı üstlerine çıkıp, kapıların boyalarını kemirip kemirip aşağıya atan, üstüne bir de uçmaya korktuğu için, öte öte beni buradan al dercesine ayağına kadar getirtip, kendisini aldıran dünya tatlısı kızım benim. İstemediği hiçbir şeyi yapmayan ama işine geldiği şeylerde sırnaşan kurnaz kızım. Az mı düştün dolap... Continue Reading →

Kendimize Hediye

Zaman hızlı akıyordu ve kaybedilecek tek bir saniye yoktu... "Sonbaharım", senelerdir içinde bulunduğu mücadeleyi sonunda noktalamıştı. Artık o bir avukat adayıydı. Gözünde oluşan mutluluğu görmemek mümkün değildi. Üzerinden çok büyük bir yük kalkmıştı. Rahatlamış, sinirli ve gergin halleri yerini gülümseme ve huzura bırakmıştı. Artık, kendine vakit ayırıyor, derslerden kaldıramadığı başını sonunda ferahlatmayı başarıyordu. Sınav dönemi... Continue Reading →

Gözümde Sen

Neyimize yetmezdik ki biz bize Heyecan ve aşkla doluyken ne kadar da güzeldik değil mi? Ellerimizi tutup aynı anda yüzümüzü birbirimize dönmelerimizi hatırlasana Sen beni nasıl görürdün hiç bilemedim ama gül yüzünde oluşan gülümsemeden hep kendime pay çıkarırdım. Ciddi konuşmalarımızın arasına senin sevdiğin kelimeler serpiştirirdim hatırlar mısın ? Utanırdın.. gülümseyerek başka yerlere bakardın. El ele... Continue Reading →

Bir Büyük Macera Mezuniyet

Üniversite hayatımızın en yoğun ve yorucu dönemleri final dönemleri olmuştur. Stres, sinir uykusuzluk bir araya gelip günlerimizi belki de haftalarımızı çekilmez hale getirmiştir. Ama bunlar bile seninleyken guzeldi sonbahar kokulum... Yine bir final dönemi, ikimizin de harıl harıl ders çalıştığı dönemler. İki dertli öğrenci modeliydik anlayacağınız. Ben iç mimarlık okuyordum. Projeler, kağıtlar, bilgisayar başında geçen... Continue Reading →

EY AŞK

İnsan bazen çok sever. Sevdiğine olan güvenini, Sevildiğine olan inancını, Kokusunun ciğerlerinden gecişini, Gözbebeklerinde kendi yüzünü görüşünü, Elini sımsıkı tutuşunda verdiği güveni sever. Onu sadece "O" olduğu için sever. Yüzünün en güzel halini görebilmek için geceyi, Birlikte yaşadığı her saniye için havayı, güneşi, toprağı sever. Dizlerinde uyuya kalmayı, Uyurken, saçlarını tel tel okşamayı, Gözlerini açtığındaki... Continue Reading →

ÖYKÜM

Kalbimin yarım kaldığı 30 günü biraz geçti bugün. O günden bu yana çabaladım, çok çabaladım. Biraz daha erken davransaydim belki kalbim hala bir bütün olabilirdi... Ben kim miyim? Hakkımda bilmeniz gereken tek şey, sizlerin de içinde bulunan duyguları en uçlarda yaşayan genç bir adam olduğum. Henüz 24 yaşındayım. Kimilerine göre hayatının daha başında, tecrübesiz ve... Continue Reading →

SENLER

Başlayan her yolculukta kalbimden düşüyorsun gözlerime. Utanıyorum etraftan, şaşırıyorum ne yapacağımı, seni onlardan nasıl saklayacağımı. Çünkü fark ederlerse seni, biliyorum düşeceğim milletin diline, sözüne. Diyecekler değmez, yapma seni gördükleri halde tenimde. Düşman olacağım yine tanımadığım birkaç kişiye sırf sana iki kelam ettiler diye. Kapanacağım içime yine, gittiğin günden beri, kokunu duyduğum her zaman yaptığım gibi.... Continue Reading →

Bu aralar gelsen…

Bir kuş uçuyor, Bir çiçek dalından kopuyor, Bir çakıl taşı denizde sekiyor, Dut ağacı meyvelerini döküyor, Toprak yol, tozu dumana katıyor, Tahta kapı, sövesinden kopayazıyor. Kalbim çarpıyor, İçim içime sığmıyor, Sen geldin diye deliriyorum! Tüm zamanlarımı seni beklemek için değerlendiriyorum. Bir saniye boş vaktim yok. Şimdi içeri girsen, hazırlıksız yakalayamazsın beni. Hazırım, seni bekliyorum. Bana... Continue Reading →

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑